Turkish–English Dictionary

Translations of Turkish words into English with transcription, meanings and usage examples. Open a word to see its pronunciation and example sentences, and add it to your VibeLing vocabulary.

gözde yemek favorite food gözden geçirebilir misin could you review gözlük glasses grafik chart grafik graph grev strike gri gray gri bölge twilight zone grip Flu grubu group grup band grup sohbeti group chat güç power güç strength gücenmiş Affronted gücenmiş offended güçlü strong güçlü yönlerimden biri one of my strengths is güçlü yönlerin neler what are your strengths gücü yetmek Afford güle güle goodbye gülünç goofy gülünç ridiculous gümrük Customs gümrük beyannamesi customs declaration gümrüksüz mağaza duty-free shop gün day gün batımı Sunset günaydın good morning Günaydın, güneş ışığı! Good morning, sunshine! Günaydın, nasılsınız? Good morning, how are you? güncelleme update güncellemem update günde iki kez bir hap Take one pill twice a day Günde iki kez gezdirmek gerek He needs walking twice a day gündem agenda gündem maddesi agenda item gündeme gelmek come up gündemi agenda güneş sun güneş enerjisine geçiyorlar They're switching to solar power güneş kremi sunscreen güneş parlıyor The sun is shining güneş yanığı sunburn güneşli sunny güney south Günlerdir kendimi iyi hissetmiyorum I've been feeling unwell for days günlük Daily günlük ayaküstü toplantı daily standup günlük bilet day pass günlükler logs günün sonuna kadar by the end of the day günün yemeği daily special gür bir kaş a bushy eyebrow gurbetçi expat gürültü noise gürültülü uproarious gürültülü loud gürültülü oda noisy room gururlu Proud