Kelimeleri konulara göre öğrenme: akılda kalan gruplar
Neredeyse her ders kitabı kelimeleri konulara ayırır: “Meyveler”, “Renkler”, “Kıyafetler”, “Haftanın günleri”. Mantıklı görünür ve gerçekten de rastgele bir listeden daha kullanışlıdır. Ama bu yöntemin ders kitaplarının hiç bahsetmediği bir tuzağı var: Birbirine fazla benzeyen kelimeleri aynı gruba koyarsanız birbirine karışmaya başlarlar. Pek çok kişi yıllarca Tuesday ile Thursday'i karıştırır, çünkü ikisini aynı gün öğrenmiştir.
Aşağıda konu gruplarını kelimeler birbirini engellemek yerine birbirine yardım edecek şekilde nasıl kuracağınızı anlatıyoruz: hangi konuları seçmeli, bir gruba kaç kelime koymalı ve sonra onları nasıl çalışmalı.
Konu neden hatırlamaya yardımcı olur
Tek başına bir kelime hafızada zor tutunur. Yanında aynı durumdan başka kelimeler olduğunda bağlantılar oluşur: boarding pass peşinden gate'i getirir, gate delay'i, delay de missed connection'ı. Birini hatırlarsınız, komşuları da gelir.
İkinci neden pratik. Kelimelere alfabetik sırayla değil, durumlara göre ihtiyacınız olur: havalimanında, doktorda, iş arkadaşlarıyla bir görüşmede. Grup bir durumun etrafında kurulmuşsa, birlikte ihtiyaç duyacağınız seti tam olarak öğrenirsiniz. Bu, kelimeleri bağlam içinde öğrenmekle aynı fikir; sadece tek bir cümle yerine bütün bir konu düzeyinde.
Tuzak: benzer kelimeler birbirini engeller
1990'larda kelime öğrenimi üzerine çalışan araştırmacılar (Thomas Tinkham, daha sonra Rob Waring) neyin daha hızlı öğrenildiğini test etti: aynı anlam dizisinden bir grup kelime (“elma, armut, erik, şeftali”) mi, yoksa karışık kelimeler mi. Aynı türden kelimelerden oluşan dizi daha yavaş öğrenildi. Beyin hepsinin “bir tür meyve” olduğunu hatırlıyor, ama hangisinin hangisi olduğunu karıştırıyor.
Buna girişim (interferans) denir ve muhtemelen siz de yaşamışsınızdır:
- left ve right — birlikte öğrendiniz ve hâlâ bir saniye düşünüyorsunuz;
- borrow ve lend — “ödünç almak” ve “ödünç vermek” tek bir şeye dönüşüyor;
- Tuesday ve Thursday, fourteen ve forty;
- shirt, skirt, scarf, sweater — kulağa benzer gelen dört giysi.
Aynı çalışmalar başka bir gruplamanın daha iyi işlediğini gösterdi: kelimeler bir kategoriyle değil, bir durum ya da hikâyeyle bir araya getirildiğinde. “Bütün mutfak gereçleri” değil, “kahvaltı hazırlıyorum”: crack an egg, frying pan, burnt toast, pour, still hungry. Kelimeler farklı — isimler, fiiller, sıfatlar — ama hepsi aynı sahneden. Karıştıracak bir şey yok, yine de aralarında bağ var.
| Kategori grubu (karışır) | Durum grubu (akılda kalır) |
|---|---|
| Vücudun bölümleri: elbow, ankle, wrist, knee, shoulder | Doktorda: sore throat, appointment, prescription, take twice a day, feel better |
| Ulaşım: bus, tram, train, subway, coach | Treni kaçırdım: miss, platform, next one, delay, refund |
| Hareket fiilleri: walk, run, jump, climb, crawl | Taşınma: rent, landlord, deposit, move in, pack |
Bu, kategorilerin hiç çalışılmaması gerektiği anlamına gelmiyor. Sadece benzer kelimeleri zamana yaymak daha iyi: bugün borrow, bir hafta sonra, o yerleştiğinde lend. O zaman ikinci kelime birinciyle yarışmak yerine sağlam bir zemine oturur.
Akılda kalan bir kelime grubu nasıl kurulur
1. Kendi hayatınızdan bir konu seçin
En iyi konu, yakında içinde olacağınız bir durumdur: bir seyahat, yeni bir iş, taşınma, bir hobi, şu an izlediğiniz dizi. Böyle bir grubun kelimeleriyle önümüzdeki haftalarda karşılaşacaksınız ve her karşılaşma bedava bir tekrar olacak. Ders kitabındaki “Meslekler” konusu size hiç lazım olmayabilir, “İş görüşmesi” ise belki bir ay sonra lazım olur.
2. Sekiz–on kelime, daha fazla değil
Otuz kelimelik bir grup artık grup değil, listedir. Sekiz–on öğeyi bütün olarak aklınızda tutabilir ve birbirlerine nasıl bağlandıklarını görebilirsiniz. Konu büyükse bölün: “Havalimanı: check-in” ve “Havalimanı: uçakta” iki ayrı grup, bir değil.
3. Sözcük türlerini karıştırın
İyi bir grup küçük bir hikâyeye benzer: içinde nesneler, eylemler ve nitelikler vardır. “Havalimanı” konusu için:
check in — check-in yapmak
boarding pass — biniş kartı
gate — kapı, biniş kapısı
carry-on — kabin bagajı
aisle seat — koridor tarafı koltuk
delayed — rötarlı
board — uçağa binmek
miss a connection — aktarmayı kaçırmak
Bu kelimelerle artık bir cümle kurabilirsiniz: My flight was delayed and I missed my connection. Cümle içinde birleşen kelimeler, art arda sekiz isimden daha iyi hatırlanır.
4. Çıplak kelimeler değil, kalıplar öğrenin
Bir konunun içinde birçok kelime kalıplaşmış ifadelerde yaşar: book a table, pay the bill, keep the change. Bunları bütün olarak kaydedin. Garsona para üstünün kalabileceğini söylemeniz gerektiğinde aklınıza hazır bir kalıp gelir, bir yere yerleştirmeniz gereken tek başına change kelimesi değil.
5. Grup başına en fazla bir benzer kelime çifti
Konuya borrow ve lend gibi iki ikiz girmek isterse birini tutun, diğerini gelecek haftaya bırakın. Grup başına böyle bir çift idare eder; üç tane ise karışıklık için yeterli sebep.
Başlamak için uygun konular
Henüz kendi konunuz yoksa, işte neredeyse herkesin kelimeye ihtiyaç duyduğu durumlar:
- kafede ve restoranda: sipariş vermek, hesabı istemek, yemeğin içinde ne olduğunu sormak;
- havalimanında ve yolda;
- otelde ya da kiralık dairede: giriş yapmak, bir şeyin bozuk olduğunu söylemek;
- doktorda ve eczanede;
- işte: görüşme, son tarih, izin, toplantıyı ertelemek;
- small talk: hava, hafta sonu, planlar, kim ne iş yapıyor.
Her konu, sekiz–on kelimelik iki-üç grup demek. Bir ayda böylece kesinlikle işinize yarayacak yüz kelime birikir.
Bir konu grubu nasıl çalışılır
Grubu kurmak işin yarısı. Kelimelerin kalması için onları tekrar okumak değil, hatırlamak gerekir.
- İlk gün. Tanışma: kelimelere örnek cümlelerde bakın, telaffuzu dinleyin, kendiniz hakkında bir cümle kurun.
- Sonra hatırlama. Çeviriyi görürsünüz ve İngilizce kelimeyi hatırlarsınız. Ya da tersi. Listeyi tekrar okumak faydalı gibi gelir ama neredeyse hiçbir şey kazandırmaz.
- Eski kelimelerle karıştırın. Grup biraz oturunca, diğer konuların kelimeleriyle karışık olarak tekrar edin. Böylece kelimeyi listedeki komşusu sayesinde değil, kendisi olarak hatırladığınızı kontrol edersiniz.
- Giderek uzayan aralıklarla tekrar edin. Bir gün sonra, üç gün sonra, bir hafta sonra. Kelimeyi uzun süreli belleğe taşıyan tam da bu artan aralıklardır.
Bir grubu hızlıca kontrol etmek için zamana karşı bir oyun kullanışlıdır. Tarayıcıda oynanan “Eşleştirme” oyununda kelimeleri çevirileriyle eşleştirmeniz gerekiyor: altmış saniyeniz var ve her yanlış eşleşme iki saniye götürüyor. Hatalar, gruptaki hangi kelimelerin hâlâ karıştığını hemen gösterir. Diğer kısa alıştırmalar kelime oyunları bölümünde; oyunların neden işe yaradığını da online kelime oyunları yazısında anlattık.
Sık yapılan hatalar
- Bütün konuyu tek oturuşta öğrenmek. Bir akşamda kırk “Mutfak” kelimesi — ve bir hafta sonra tek biri bile kalmıyor.
- Sadece isim almak. Konunun fiilleri ve sıfatları olmadan tek bir cümle kurulmuyor.
- Konuları hayattan değil ders kitabından seçmek. Karşılaşmadığınız kelimeler kendiliğinden tekrar edilmez ve ilk onlar unutulur.
- Grubu hep aynı sırayla tekrar etmek. Kelimeleri değil sırayı ezberlersiniz. Karıştırın.
VibeLing'de nasıl işliyor
Uygulamada hazır konu koleksiyonları var: “Seyahat”, ev, belgeler ve bankayla “Taşınma”, “En çok kullanılan 100 fiil” ve diğerleri. Koleksiyonun tamamını ekleyebilir ya da sadece ihtiyacınız olan kelimeleri seçebilirsiniz. Her kelimenin çevirisi, sesi, görseli ve örnekleri var, yani kalıplar elinizin altında. Bir diziden ya da iş yazışmalarından çıkan kendi kelimeleriniz de aynı kişisel sözlüğe gider.
Sonrasında tekrarları uygulama kendisi planlar: kelimeler giderek uzayan aralıklarla ve eskilerle karışık olarak, farklı modlarda antrenmana geri gelir — çeviriyi seç, hatırla, cümleyi tamamla, sesli söyle. Size sadece bir konu seçmek ve günde on–on beş dakika çalışmak kalır.
Önümüzdeki ay sizi bekleyen durum için ilk grubunuzu kurmayı ve onu VibeLing'de çalışmayı deneyin. Haftada sekiz kelime çok değil, ama altı ayda gerçekten kullandığınız iki yüz kelime eder.