İngilizceyi dinleyerek anlama: kelimeleri kulaktan tanıma
Tanıdık bir durum: Metinde kelimeyi anında tanıyorsunuz, ama bir anadili konuşanın ağzından çıkınca yanınızdan geçip gidiyor ve orada bir şey olduğunu ancak bağlamdan anlıyorsunuz. Sonra altyazıyı açıyorsunuz ve comfortable kelimesini görüyorsunuz; okuldan beri bildiğiniz bir kelime. Kulağa «kamftbl» gibi gelmişti ve beyniniz onu tanıyamadı.
Bu ne kelime dağarcığı sorunu ne de işitme sorunu. Bir kelimeyi sesinden tanımak ayrı bir beceri ve kelimeyi gözle öğrenmiş olmanız bu beceriyi kendiliğinden getirmiyor. Bu yazıda bunun neden olduğuna ve bu becerinin nasıl çalıştırılacağına bakıyoruz.
Bilinen kelimeler neden kulaktan tanınmıyor
Bir kelimeyi karttan ya da listeden öğrendiğinizde hafızaya yazılışı ve çevirisi yerleşir. Ses imgesi ya hiç yerleşmez ya da kelimeyi içinizden okuduğunuz hâliyle yerleşir: harf harf, Türkçe aksanla ve vurgusu rastgele. Gerçek konuşmada kelime başka türlü duyulur ve kafanızdakiyle örtüşmez.
Yazılanla duyulanın birbirinden ayrılmasının üç somut nedeni var.
Küçülme: seslerin yarısı kaybolur
Hızlı konuşmada vurgusuz heceler sıkışır, yardımcı kelimeler neredeyse hiç söylenmez. Dört heceli comfortable üç heceye iner: «kamftbl». Vegetable «vectbl» olur. I can do it cümlesindeki can, ders kitabındaki «ken» gibi değil, kısa bir «kn» gibi duyulur. To, for, and, of tek bir belirsiz sese iner.
Bağlama: kelimeler birbirine yapışır
Anadili konuşanlar kelimeler arasında durmaz. An apple «enepıl» gibi, what do you want «vadıya vont» gibi, did you «dicı» gibi duyulur. Dört ayrı kelime beklersiniz, bir tane uzun kelime duyarsınız ve nereden keseceğinizi bilemezsiniz.
Hız: çeviriye zaman yok
Kelimeyi tanısanız bile bu bir saniye sürer. O saniyede konuşan üç kelime daha söylemiştir. Onları kaçırdınız, ipi kaybettiniz ve bundan sonra yalnızca tanıdık gelen tek tük parçaları yakalarsınız.
İyi haber: Bu nedenlerin hiçbiri yeni kelime öğrenmeyi gerektirmiyor. Gereken, kulağa zaten sahip olduğunuz kelimeleri tanımayı öğretmek.
İşe yaramayanlar
Arka planda dinlemek. İşe giderken kulaklıktaki podcast sizi tempoya ve tonlamaya alıştırır ama belirli kelimeleri tanımayı öğretmez: Yabancı ses geçip gider, iz bırakmaz. Bir ay böyle dinledikten sonra hâlâ her üç kelimeden birini kaçırırsınız.
Kelimeleri yalnızca gözle öğrenmek. Sessiz kart yanlış bir ses imgesini pekiştirir. Sonra onu yeniden öğrenmek gerekir ve bu, baştan doğru öğrenmekten daha zordur.
Sesi yavaşlatmak. 0,75 hızda daha çok anlarsınız ama gerçek hayatta olmayan bir konuşmaya alışırsınız. Belirli bir parçayı çözmek için bir kez yavaşlatın ve hemen normal hıza dönün.
Kelimeleri kulaktan tanımayı nasıl çalıştırırsınız
1. Her yeni kelime, baştan sesiyle
En ucuz kural: Nasıl duyulduğunu dinlemeden hiçbir kelimeyi sözlüğe eklemeyin. Transkripsiyonu okumak değil, gerçekten dinlemek. VibeLing'de her kartın seslendirmesi var; kelimeyi eklerken ve her tekrarda ona basmaya değer, böylece hafızada yazılışın yanında ses de durur.
Bu arada vurguyu da kontrol edin. Comfortable'da ilk hecede, hotel'de ikincide, photograph ve photographer'da farklı hecelerde. Kafada vurgusu yanlış olan bir kelime kulaktan neredeyse hiç tanınmaz.
2. Tanımayı okumadan ayrı çalıştırın
Sıradan alıştırma kelimeyi yazılı gösterir, siz de gözle tanırsınız. Kulak için başka bir tür gerekir: Kelime duyulur, ekranda yalnızca çeviri seçenekleri vardır. Dinleme sprinti oyunu tam olarak böyle çalışır: on kelime, her biri sesli okunur, çeviriyi seçmek için on iki saniye, tekrar dinlemek mümkün. Tarayıcıda kayıt olmadan oynanır, kelimeler VibeLing'in ortak sözlüğünden gelir.
On iki saniye tanımak için çok, harf harf çevirmek için azdır. Oyun sizi okumaya değil sese yaslanmaya zorlar; yanlış yaptığınız kelimeleri hemen kendi sözlüğünüze, tekrara alabilirsiniz. Diğer kelime oyunları tek bir sayfada toplu.
3. Bir parça, birkaç kez
Bir dakikalık konuşma alın: bir podcast parçası, bir dizi sahnesi, bir YouTube videosu. Metinsiz dinleyin ve ne anladığınızı not edin. Sonra altyazı ya da transkriptle: Tanıyamadığınız tanıdık kelimeler işte burada ortaya çıkar. Onları yazın. Sonra bir kez daha metinsiz: Artık tanınmaları gerekir.
Üç kez çözülmüş bir dakika, kulağa bir saatlik arka plan podcast'inden daha çok şey verir. Seviyenize uygun materyali nasıl seçeceğinizi ve transkriptleri nereden bulacağınızı podcast'lerle İngilizce kelime öğrenme yazısında anlattık; altyazılarla kulağın yerini almadan yardımcı olacak şekilde nasıl çalışılacağını ise ayrı bir rehberde.
4. Kendiniz söyleyin
Mantıksız geliyor ama kulaktan tanıma, kelimeyi söyleyebilmenize çok bağlı. Beyin duyduğunu, kendisinin nasıl söyleyeceğiyle karşılaştırır. İçinizden «komfortabıl» diyorsanız «kamftbl» bununla örtüşmez. «Kamftbl» diyorsanız örtüşür.
Bu yüzden kelimeleri seslendirmenin ardından çekinmeden yüksek sesle tekrarlayın. VibeLing'de telaffuz alıştırması var: Uygulama çeviriyi gösterir, siz İngilizce kelimeyi söylersiniz, ses tanıma doğru çıkıp çıkmadığını kontrol eder. Bu aynı anda hem konuşma alıştırması hem de kulağı doğru sese ayarlamaktır.
5. Sık kısaltmaları ayrıca öğrenin
Günlük konuşmanın yarısını oluşturan küçük bir kısaltma kümesi var. Bunları tek tek karşılaşmak yerine liste hâlinde öğrenmek daha kolay:
| Yazılışı | Duyuluşu |
|---|---|
| going to | gonna |
| want to | wanna |
| got to | gotta |
| don't know | dunno |
| kind of | kinda |
| let me | lemme |
| give me | gimme |
| what are you | whatcha |
Bir de yardımcı kelimelerin zayıf biçimleri: can → «kn», to → «tı», and → «n», of → «ı», her → «ır». Fish and chips'in «fiş-n-çips» gibi duyulduğunu bildiğinizde o noktada and kelimesini aramayı bırakır ve onu doğru duyarsınız.
Ne kadar sürer
Kulaktan tanıma sanıldığından hızlı toparlanır, çünkü yeni bir şey öğrenmek gerekmez; yalnızca zaten öğrenileni yeniden düzenlemek. Bir ay için gerçekçi bir plan:
- Her gün, uygulamada seslendirmeyi mutlaka dinleyerek kelime alıştırması: 10 dakika.
- Haftada üç kez Dinleme sprinti ya da kelimenin yalnızca duyulduğu herhangi bir alıştırma: 5 dakika.
- Haftada üç kez, üç kere çözülen bir dakikalık gerçek konuşma: 10 dakika.
- Kulaktan tanıyamadığınız kelimeler kişisel sözlüğe, tekrara.
Bir ay bu düzende gittikten sonra tanıdık kelimeler akışın içinde tanınmaya başlar ve ilk fark edeceğiniz şey bu olur: Konuşma kesintisiz bir blok olmaktan çıkar, içinde tanıdık dayanak noktaları belirir ve aralarındaki gerisini tahmin etmek kolaylaşır.
En basit adımdan başlamak isterseniz: Her kelimenin sesiyle geldiği bir sözlük kurun ve her tekrarda dinleyin. İngilizce kelimeler için VibeLing'i ücretsiz indirebilirsiniz, kendi kelimelerinizi sınırsız ekleyebilirsiniz.