Kelime ezberleme uygulaması: nasıl seçilir
Kelime uygulaması bir kurs değildir. Kurs seni bir programın içinden geçirir ve yarın ne öğreneceğine kendisi karar verir. Antrenör ise elindekiyle çalışır: bir kelime listesi tutar ve o kelimelerin aklından çıkmamasını sağlar. Fark küçük görünür — ta ki altı aylık ders geride kaldığında ilk ayın kelimelerinin buharlaştığını fark edene kadar.
Aşağıda, bir uygulamada uzun süre kalmadan önce kontrol etmeye değer altı şey var. Sıralama rastgele değil: ilk iki madde bir ay sonra hâlâ kullanıp kullanmayacağını belirler, geri kalanı konforla ilgilidir.
Antrenör kurstan ve sözlükten nasıl ayrılır
Üçü de mağazada aynı kategoride durur ve bambaşka işler yapar.
| Tür | Ne verir | Ne yapmaz |
|---|---|---|
| Kurs | Bir program, konu sırası, ilerleme hissi | Tek bir kelimeyi takip etmez: biten ders bir daha gelmez |
| Sözlük ya da çevirmen | Kelimeyle karşılaştığın anda çeviri, okunuş ve örnekler | Senin yerine hiçbir şey hatırlamaz — baktın ve kapattın |
| Antrenör | Kelimeleri saklar ve yerleşene kadar tekrara geri getirir | Sana dil bilgisi öğretmez, okumanın ve konuşmanın yerini tutmaz |
Antrenörsüz kurs ve sözlük o tanıdık duyguyu üretir: çalıştın ama söyleyecek bir şeyin yok. Antrenör tam olarak o deliği kapatır, başka hiçbirini değil.
Ölçüt 1. Kelimeler nereden geliyor
Asıl soru bu ve herhangi bir algoritmadan daha ağır basıyor. Uygulamalar, hazır liste verenler ile kendi kelimelerini koyduğun olanlar diye ikiye ayrılıyor.
Hazır liste ilk hafta rahattır, üçüncü haftada ölüdür. Sebebi basit: içindeki kelimelerin okuduğun, izlediğin ve dinlediğin hiçbir şeyle bağı yoktur. abundant kelimesini bir yerde karşına çıktığı için değil, sette on yedinci sırada olduğu için öğrenirsin. Kendi kelimelerin daha iyi tutunur, çünkü her birinde karşılaşma hikâyesi vardır: dizideki sahneyi ya da e-postadaki cümleyi hatırlarsın, bu da fazladan bir kanca gibi çalışır.
Kendi kelimelerinin ters bir sorunu var: eklenecek bir şey bulunamaz. İnsan uygulamayı boş sözlükle kurar, aklından on kelime yazar ve orada takılır. Bu yüzden iyi bir antrenör ikisini birden yapar: kelimelerini sınırsız alır ve kendi kelimelerin bittiğinde seviyene uygun yenilerini önerir. Bu ayrım, kendi listelerin ile hazır listeler yazısında ayrıntılı anlatılıyor.
Neye bakmalı: kelime tam karşına çıktığı anda iki dokunuşla eklenebiliyor mu ve çeviri ile örnekler kendiliğinden geliyor mu? Kelime eklemek beş alanlı bir form ise, o formu doldurmayacaksın.
Ölçüt 2. Ne zaman tekrar edileceğine kim karar veriyor
Önem sırasında ikinci madde. Listeyi kendin kaydırıp denk geleni tekrar ettiğin uygulamalar var. Bir de programı algoritmanın hesapladığı uygulamalar var.
İşleyen şema şöyle: doğru cevapladığın kelime bir gün sonra geri döner, sonra iki, dört, sekiz, on altı gün sonra ve böyle devam eder. Yanlış yaparsan aralık neredeyse başa düşer. Amaç, tekrarın sen unutmadan hemen önce gelmesi: daha erken gelirse boşa zaman, daha geç gelirse kelimeyi sıfırdan öğreniyorsun demektir. Mekanik, her şeyin başladığı Leitner sistemi yazısında anlatılıyor.
Uygulamanın zorluğu nasıl belirlediğine ayrıca bak. Bazı antrenörler her karttan sonra sorar: kolay mıydı, zor muydu, imkânsız mıydı? Dürüst bir yaklaşım ama gece on birde kimsede olmayan bir dikkat ve özeleştiri ister — insanlar «kolay»a basar, çünkü sıra öyle kısalıyor. Alternatifi, zorluğu davranıştan çıkarmaktır: kaç saniye düşündün, kaç kez yanıldın, ipucu aldın mı. O zaman senden cevap dışında hiçbir şey istenmez.
Ölçüt 3. Tanıma mı, hatırlama mı
Dört şık arasından çeviriyi seçmek ile kelimeyi yoktan çıkarmak iki ayrı beceridir ve ayrı yerlerde durur. Her şeyin şık seçmeye indiği bir antrenör istatistiği güzelce büyütür ve seni kelimeyi metinde tanıyıp konuşurken bulamama durumunda bırakır.
Sınama bir dakika sürer: şıkları elinle kapat ve kelimeyi kendin söylemeyi dene. İpucu olmadan gelmiyorsa, şimdiye kadar yalnızca tanımayı çalıştırmışsın demektir.
Makul bir alıştırma seti kabaca şöyledir:
- Çeviriyi seçmek — hızlı bir geçiş, kelimeyle ilk tanışma için uygun;
- Hatırlayıp kendini kontrol etmek — asıl hatırlama, en faydalı ve en can sıkıcı bölüm;
- Cümlede eksik kelime — kelimenin nasıl birleştiğini bilip bilmediğini sınar, sadece sözlük maddesini değil;
- Kelimeyi harflerden kurmak — bu arada yazımı da düzeltir;
- Sesli söylemek — okumayı değil konuşmayı çalıştıran tek alıştırma.
Ölçüt 4. Hataya ne oluyor
Yanlış yaptığın kelimenin nereye gittiğine bak. Kötü seçenek: sıranın sonuna gider ve yarın geri çıkar; o zamana kadar yanıldığını bile unutmuş olursun. İyi seçenek: kelime aynı oturum içinde birkaç soru sonra geri gelir — artık aklında tutmuyorsundur ama takıldığını hâlâ hatırlıyorsundur.
Bu ayrıntının reklamı neredeyse hiç yapılmaz, oysa sonucu belirgin biçimde değiştirir: hatayı öğrenilmiş kelimeye çeviren şey, tam da oturum içindeki ikinci denemedir.
Ölçüt 5. Günlük sıranın bir sonu olmalı
Sosyal ağlar akış hiç bitmesin diye kurulmuştur. Antrenör tam tersi kurulmalı: bugün yirmi üç soru var, bittiğinde özgürsün. Günlük çalışmayı mümkün kılan şey, sıranın sonlu olmasıdır.
Bu arada yeni kelime sayısının ayarlanıp ayarlanmadığına da bak. Burada göze çarpmayan bir aritmetik var: günde yirmi yeni kelime, iki hafta içinde günde kırk civarı tekrara dönüşür, çünkü eskiler hiçbir yere gitmez. Uygulama hızı düşürmene izin vermiyorsa, bir ay sonra açmak istemeyeceğin bir sıran olur.
Ölçüt 6. İkinci hafta ortaya çıkan ufak şeyler
- Çevrimdışı. Metro ve uçak tekrar için en iyi zamandır; ağ yokken uygulamanın sadece dönen bir daire göstermesi can sıkar.
- Ses. Okunuşu olmayan kelime gözle öğrenilir ve kulakla asla tanınmaz. Seslendirme süs değildir.
- Ücretsiz sürüm nerede bitiyor. Ücretli paket var mı diye değil, arkasında ne olduğuna bak. Kendi kelimelerinin sayısına sınır koymak el freni çekmektir; günde önerilen kelime sayısına sınır koymak katlanılırdır.
- Eşitleme ve platformlar. Altı ayda toplanmış bir sözlük tek bir telefonda yaşamamalı.
Kısa kontrol listesi
- Kendi kelimeni birkaç dokunuşla ekleyebiliyor musun ve çeviri ile örnekler kendiliğinden geliyor mu?
- Uygulama tekrar programını senin yerine hesaplıyor mu?
- Sadece şık seçme değil, hatırlama alıştırmaları da var mı?
- Yanlış yapılan kelime aynı oturum içinde geri geliyor mu?
- Günlük sıra bitiyor mu ve tempo ayarlanabiliyor mu?
- Çevrimdışı çalışıyor mu, seslendirme var mı ve ücretsiz sürümün sınırı tam olarak nerede?
Biz nasıl yaptık
Bu altı maddenin etrafında VibeLing'i kurduk. Kendi kelimelerin sınırsız ekleniyor; çeviri, okunuş, örnekler ve bir görsel otomatik geliyor. Eklenecek bir şey kalmadığında uygulama seviyene ve ilgi alanlarına göre kelime öneriyor. Program kendiliğinden hesaplanıyor: aralıklar bir günden birkaç aya kadar uzuyor, zorluk ise nasıl cevap verdiğinden çıkarılıyor — ne kadar düşündün, nerede yanıldın, ipucu aldın mı. Bu yüzden «kolay / zor» düğmeleri hiç yok. Beş alıştırma var: çeviriyi seçmek, kendini kontrol ederek hatırlamak, cümlede eksik kelime, kelimeyi harflerden kurmak ve mikrofona sesli söylemek. Günlük sıra sonlu, boyutu ayarlanabiliyor, «Antrenmanı başlat» düğmesi ise yok: ilk soru uygulamayı açar açmaz karşına geliyor.
Başkasının uygulamasını da aynı listeden geçirmene hiçbir şey engel değil: altı soru on dakika alır ve sonuç vermeyecek bir aylık çalışmadan seni kurtarır.