Uygulamalar 20.08.2026 12

Günlük hayattan İngilizce kelimelerle bir Memrise alternatifi

Günlük hayattan İngilizce kelimelerle bir Memrise alternatifi

Memrise bir zamanlar insanların özellikle dil öğrenmeye başlamak için indirdiği uygulamaydı. Topluluk kendi kurslarını yüklüyordu: bir diziden alınmış argo, belirli bir ders kitabının kelimeleri, yurt dışında garsonluk yapmak için gereken sözcükler. Üstüne ana dili konuşanlarla çekilmiş videolar — sıradan insanların sokakta bir cümleyi gerçekten söylendiği gibi söylediği kısa klipler.

Sonra Memrise kullanıcı kurslarını kapattı. Bu kursların yaşadığı ve üretildiği web servisi Decks kapatıldı, uygulamada ise şirketin resmi programı ve bir yapay zekâ sohbet botu kaldı. Uygulama daha derli toplu ve daha tekdüze oldu. Bunun ardından epeyce insan yerine ne koyacağını aramaya koyuldu.

Memrise'dan ayrılanlar aslında neyi kaybediyor

Ayrılanların yazdıklarını okuyunca şikâyet neredeyse hep aynı çıkıyor ve arayüzle ilgisi yok. Memrise kursu sana şirketin hazırladığı bir kelime listesi veriyor. Liste düzgün, kelimeler sık kullanılan kelimeler, her şey yerli yerinde. Ama bu başkasının listesi.

Oysa konuşmanın ya da dizinin ortasında takıldığın kelimeler senin kelimelerin. Overwhelmed'i anlamıyorsun, çünkü kadın kahraman bunu üçüncü bölümde söyledi ve ne demek istediğini kavrayamadın. Resmî A2 kursunda o kelime yok — sana altı ay sonra gelecek, hem de neden ihtiyacın olduğunu çoktan unutmuşken.

Ana dili konuşanların videoları tam da bu hissi karşılıyordu: müfredattan değil, hayattan gelen bir kelime. Yalnız kelimeleri seçen yine öğrenen kişi değildi.

«Günlük hayattan kelimeler» bir içerik türü değil, bir kelime kaynağıdır

Burada kolayca kanılabilecek bir yer değiştirme var. Bir uygulama sana ana dili konuşan birinin son derece canlı videosunu gösterebilir, kelime yine de ders kitabı kelimesi olarak kalır, çünkü onu arayan sen değildin. Ya da sana hiç videosu olmayan kuru bir kart verir — ama dün kendi kulağınla duyduğun bir kelimeyle, ve o kelime kalıcı biçimde yapışır, çünkü zaten bir bağlamı vardır: kim söyledi, kime, hangi tonda.

Bu iki şey arasındaki fark göründüğünden büyük. Birincisi içerik tüketmek. İkincisi ise izlediğinden, okuduğundan ve dinlediğinden büyüyen kendi sözlüğün. Eski Memrise kullanıcılarının eksikliğini duyduğu tam olarak bu ve VibeLing'in yaptığı da tam olarak bu.

VibeLing'de bu nasıl işliyor

Mantık tersine çevrilmiş: uygulama sana kelime getirmiyor, karşına çoktan çıkmış olanları yakalamana yardım ediyor. Dizide bilmediğin bir kelime duydun — aramayı açıyorsun, yazıyorsun, çevirisini görüyorsun ve tek dokunuşla kendine ekliyorsun.

VibeLing'de overwhelmed kelimesini arayıp kendi sözlüğüne ekleme

Sonrasında kelime kendi hayatını yaşıyor. Üzerine kullanım örnekleri, telaffuz ve bir görsel ekleniyor. Bir koleksiyona düşüyor — diziler, iş, seyahat için ayrı koleksiyonlar tutabilirsin. Ve programa göre tekrara dönüyor: aralıklı tekrar kelimeyi tam da unutmak üzereyken karşına çıkarıyor. Çalışmalar «dört seçenek arasından çeviriyi bil» ile sınırlı değil — cümlede eksik kelimeyi tamamlama alıştırması ve telaffuz kontrolüyle sesli okuma var.

Aynı ilke kitaplar ve podcast'ler için de geçerli, ama en bariz kaynak diziler: bununla ilgili ayrı bir yazı var — filmlerden İngilizce kelime öğrenmek.

Bir akşam nasıl geçiyor

Soyut kalmasın diye: İngilizce altyazıyla izlediğinde ve duraklat tuşuna basmaya üşenmediğinde tek bir bölümden gerçekten geriye kalan şey şu:

I'm completely overwhelmed right now — «şu an tamamen boğulmuş durumdayım». Sözlükteki «bunalmış» değil, tam olarak her şeyin bir anda üstüne yığıldığı o hâl.

It's no big deal — «önemli bir şey değil». Ders kitabının sana B2 seviyesinde gösterdiği, dizinin ise iki bölümde bir sunduğu bir kalıp.

Akşamda böyle beş kalıp, haftada yaklaşık otuz beş, yılda bin beş yüz eder. Üstelik bin beş yüz tanesi tam olarak senin izlediğin şeyde geçen ifadeler, başkasının programında geçenler değil. Kurstan farkı hızda değil, isabette: kurstaki kelimeleri her ihtimale karşı öğrenirsin, bunları ise zaten onlara takıldığın için.

Memrise ve VibeLing: fark nerede

MemriseVibeLing
Kelimeler nereden geliyorŞirketin hazır kursuKarşılaştıklarını sen ekliyorsun
Kullanıcı kurslarıDecks ile birlikte kapandıKendi kelime koleksiyonların
Öğrenme sırasıKurs seviyeleri, sırasıylaSenin sözlüğün, aralıklı tekrar
KonuşmaAna dili konuşanlarla videolarKontrollü sesli telaffuz
Güçlü yanıHiçbir şeye karar vermek istemiyorsan sıfırdan bir programKişisel olarak sana gereken kelimeler

Memrise'ı indir: App Store · Google Play

VibeLing'i indir: App Store · Google Play

Memrise'ın hâlâ daha iyi olduğu yer

Dürüst olmak gerekirse: bir dile mutlak sıfırdan başlıyorsan ve hiçbir şeye kendin karar vermek istemiyorsan, hazır kurs makul bir seçenek. İlk beş yüz kelimeyi mantıklı bir sırayla veriyorlar ve bu, boş bir sözlüğün karşısında nereden başlayacağını bilmeden oturmaktan iyidir. Kendi koleksiyonun ise o dilde zaten bir şeyler izlediğini, okuduğunu ya da dinlediğini varsayar — yani o kelimeleri alacak bir yerin olduğunu.

Ana dili konuşanların klipleri de faydalı: stüdyo kaydında olmayan bir tempoyu ve tonlamayı gösteriyorlar. Sadece bunlar sözlüğün tamamlayıcısı, sözlüğün kendisi değil.

Geçmeye karar verdiysen nasıl geçilir

  1. Şimdiye kadar öğrendiklerini çıkar. Bütün kursu taşımaya çalışma — hâlâ karıştırdığın kelimeleri taşı. Kalanları zaten biliyorsun.
  2. Kendine bir kaynak bul. Bir dizi, bir podcast, bir kitap — zaten izlediğin ya da dinlediğin her şey olur. Kaynak olmadan yeni sözlük dolmaz.
  3. Tempoya sınır koy. Bölüm başına beş-yedi yeni kelime tavan. Yirmi tanesini kaydetme dürtüsü, hiçbirinin tekrar edilmemesiyle sonuçlanır.
  4. Tekrarları atlama. Kelime eklemek bir saniye sürer, işe yarayan ise ekleme değil, ona geri dönmektir. Neden tam olarak aralığın önemli olduğuna dair ayrıntı Anki alternatifi yazısında.

Kısaca

Memrise tam da sevildiği kısmı kapattı: genel bir kurs yerine kendi kelimelerini öğrenme imkânını. Eksikliğini duyduğun şey buysa, yerine geçecek uygulamayı daha güzel hazır kursları olanlar arasında değil, sözlüğü senin topladığın uygulamalar arasında aramak gerek. Kendine bir İngilizce sözlük kurmayı dene — tek bir bölüm ve ondan çıkan beş kelimeyle başla, bir hafta sonra sende işe yarayıp yaramadığı görülür.