Herhangi bir dilde öğrenilecek ilk 100 kelime
Bir dile sıfırdan başlayan hemen herkes, ilk hafta içinde „en sık kullanılan 1000 kelime" listesini indirir — ve ertesi gün kapatır. Liste doğrudur, ama başlangıçta onunla çalışmak mümkün değildir: aralarında hiçbir bağ olmayan yüzlerce kelime vardır ve hiçbiri bütün bir cümle kurmaya yaramaz.
İlk yüz kelime başka türlü kurulur. Bu, sıklık listesinin tepesi değil, ilk gerçek durumlar için hazırlanmış bir çalışma setidir: selam vermek, bir şey rica etmek, yol sormak, anlamadığını söylemek. Aşağıda bu yüzlüğün nasıl toplandığı ve neden böyle olduğu var.
Sıklık listesi neden kötü bir başlangıç
İngilizcenin en sık kullanılan ilk yüz kelimesini alırsan aşağı yukarı şu çıkar: the, of, and, to, a, in, that, is, was, it. Bunlar işlev kelimeleri. Gerçekten de her metnin çok büyük bir bölümünü kaplarlar, ama onlarla söylenecek bir şey yoktur: „the", „of" ve „that" ile anlamlı bir cümle kurmayı dene.
İkinci bir sorun daha var. İşlev kelimelerini tek tek kartlarla öğrenmek neredeyse imkânsızdır — „of" kelimesinin ezberleyip sonra yerine koyacağın tek bir karşılığı yoktur. Bunlar hazır kalıpların içinde yerleşir, listede değil. Bu yüzden ilk yüzlük sıklığa göre değil, görevlere göre toplanır: insanın ilk günlerde neyi söyleyebilmesi gerekir?
İlk 100 kelime nasıl dağılıyor
İşe yarayan yüzlük dokuz gruptan oluşur. Oranlar tek tek kelimelerden daha önemlidir: bol miktarda fiil ve günlük isim gerekir, süslü sıfat ise çok az.
| Grup | Kaç tane | Örnekler |
|---|---|---|
| Nezaket ve iletişim | 10 | hello, goodbye, please, thank you, sorry, excuse me, yes, no, okay, help |
| Taşıyıcı fiiller | 15 | be, have, want, need, can, go, come, do, make, know, understand, say, give, take, see |
| Soru ve işaret kelimeleri | 10 | what, where, when, who, why, how, this, that, here, there |
| Günlük isimler | 15 | water, food, money, time, day, name, place, phone, home, work, room, ticket, price, street, toilet |
| Çiftler hâlinde sıfatlar | 10 | good, bad, big, small, hot, cold, cheap, expensive, near, far |
| Sayılar | 10 | one, two, three, four, five, six, seven, eight, nine, ten |
| Zaman ve sıklık | 10 | now, today, tomorrow, yesterday, morning, evening, always, never, sometimes, later |
| Bağlayıcılar | 10 | and, but, or, with, without, for, in, on, at, not |
| Kendi onluğun | 10 | mesleğin, şehrin, hobin, yediğin yemek — kendinle ilgili anlattıkların |
Bu yüzlükle sıklık listesinin tepesi arasındaki fark hemen görülür. Burada neredeyse her kelime doğrudan bir cümleye girer ve insanların gerçekten söylediği bir şey çıkar.
Gerekenden fazla görünen fiiller
Yüz kelimede on beş fiil çoktur, ve bu bilinçlidir. Fiilsiz isim yalnızca bir etiket olarak kalır: „water" bir rica değil, bir kelimedir. Fiille birlikte bir ifade olur: „I need water".
Yeni başlayanlar seti genellikle diğer yöne yatırır: onlarca isim öğrenir, sonra susarlar, çünkü onları birbirine bağlayacak bir şey yoktur. On beş temel fiil, ilk ayda söylenmesi gereken hemen her şeyi karşılar; eksik kalan ismi parmakla gösterirsin ya da konuşmanın ortasında telefondan bakarsın.
Tek tek kelime değil, cümle kalıbı öğren
Tek başına duran kelime kafada kalmaz: ne durumu vardır ne de komşuları. Bu yüzden ilk yüzlük daha en baştan, içinde tek bir kelimenin değiştiği kısa kalıplara yerleştirilir.
I need water. — Suya ihtiyacım var.
Where is the bus stop? — Otobüs durağı nerede?
How much is it? — Ne kadar?
I don't understand. Can you repeat, please? — Anlamadım. Tekrar eder misiniz?
Can you help me? — Bana yardım eder misiniz?
Her kalıba listeden yeni bir kelime konur: I need money, I need help, where is the toilet, where is the ticket office. Tek bir yapı sana onlarca hazır cümle verir, işlev kelimeleri de onunla birlikte kendiliğinden gelir — zaten öğrenilebilmelerinin tek yolu budur.
Kendi onluğun başkasınınkinden değerli
Son on kelime hazır bir setten alınmaz. Onlar senin kelimelerindir: ne iş yaptığın, nereli olduğun, akşamları ne yaptığın, ne yiyip ne yemediğin. Bir yazılımcının ilk yüzlüğü ile bir hemşirenin ilk yüzlüğü tam da bu on kelimede ayrılır.
Sebebi şu: herhangi bir dildeki ilk konuşmalar neredeyse her zaman seninle ilgilidir — kim olduğun, nereden geldiğin, ne yaptığın. Bu kelimeler yoksa sohbet ikinci soruda kopar, diğer doksanını ezbere bilsen bile. Bu konuda daha fazlası kendi kelime listelerinin neden hazır listelerden iyi olduğu yazısında var.
Gerçekte ne kadar sürüyor
Yüz kelime bir hafta sonu işi değildir. Gerçekçisi: günde on-on beş dakikayla iki-üç hafta — her kelimeyi yalnızca okumaz, ipucu olmadan birkaç kez hatırlar ve en az bir kez sesli söylersen.
Daha hızlısının anlamı yok. Bir kez görülen kelime birkaç gün içinde kaybolur; kalması için bir gün sonra, sonra üç gün sonra, sonra bir hafta sonra ona dönmek gerekir. Yüz kelimede bu takvimi hâlâ elle yürütebilirsin — birkaç yüz kelimede artık yürütemezsin.
Bu kısmı bir uygulamaya bırakmak mantıklı. VibeLing'de kelime tek satırda eklenir, uygulama çevirisini, örneğini ve sesini tamamlar, sonra da tam solmaya başladığı anda kelimeyi geri getirir. Kendi kelimelerin sınırsızdır ve kendi onluğun, kişisel bir sözlüğün var olma sebebidir.
Yüzlükten sonra ne yapmalı
İlk yüz kelimeden sonra set her yöne değil, kendi durumlarına doğru genişler. Yolculuğa çıkan için ulaşım ve yemek gerekir; işe başlayan için görevler ve toplantılar. Evrensel bir ikinci liste yoktur ve sonraki yüz kelimenin aynı sıklık listesinden gelmesi de şart değildir.
Buna karşılık sıklık listeleri bu noktadan sonra işe yaramaya başlar: artık üzerine bir şey asabileceğin bir iskeletin vardır. Bu sıralamaların gerçekte ne kadar verdiğini merak ediyorsan, en sık kullanılan 1000 İngilizce kelime incelemesine bak.
Yukarıdaki dokuz grupla başla, kendi onluğunu ekle ve seti iki-üç hafta tekrarla. Yüz kelime akıcılık değildir, ama gerçek bir insana bir şey söyleyip anlaşılabildiğin ilk andır — kelimeleri yalnızca ders kitabında tanımak yerine.