İngilizce-Türkçe Sözlük

İngilizce kelimelerin Türkçe çevirisi; okunuş, anlamlar ve kullanım örnekleriyle. Telaffuzunu ve örnek cümlelerini görmek için bir kelimeyi açın ve onu VibeLing kelime dağarcığınıza ekleyin.

hat şapka have sahip olmak He o He gets on my nerves Sinirime dokunuyor He got promoted terfi aldı He looks like his father babasına benziyor He needs walking twice a day Günde iki kez gezdirmek gerek He pulled a muscle kasını zorladı He refuses to use a stick Baston kullanmayı reddediyor He won't eat his vegetables Sebzelerini yemiyor He's a know-it-all her şeyi bilen biri He's a pain in the neck başa bela biri He's always late hep geç kalır He's easy to talk to onunla konuşmak kolay He's got a dry sense of humour Soğuk bir espri anlayışı var He's got a good sense of humour espri anlayışı iyidir He's got blue eyes mavi gözleri var He's grown so much Ne kadar büyümüş He's making a full recovery Tamamen iyileşiyor He's my younger brother o benim küçük kardeşim Head kafa head office genel merkez headache baş ağrısı headline manşet headphones kulaklık health bar can barı health center sağlık merkezi health crisis sağlık krizi health insurance sağlık sigortası health insurance office sağlık sigortası ofisi Healthy sağlıklı hear duymak hearing aid işitme cihazı Heart kalp heartbroken kalbi kırık heating ısıtma Heatwave sıcak hava dalgası heavy ağır Hello merhaba hello, friends Merhaba arkadaşlar hello, how are you Merhaba nasılsın hello, it's me Merhaba benim hello, world Merhaba dünya help yardım etmek help desk hizmet masası help me out bana yardım et Help yourself buyurun, alın helpline destek hattı helps yardım etmek Her onu Herd sürü Here burada Hero kahraman hers onunki Herself kendisi Hi selam High yüksek high chair mama sandalyesi high priority yüksek öncelik highkey resmen